Kayıtlar

Çocukları değerlendirmek neden önemli?

Resim
Çocuğun kendisini geliştirme şansına sahip olmaya, oyun oynamaya, atlamaya, sıçramaya, koruyucu durumdan kurtulmaya ve kendi hatalarını yapmaya ihtiyacı vardır. Gelişim sürecinde yetişkin tarafından seve seve verilen özgürlük, çocuk için ebeveyninden olumsuz davranışlar yolu ile zorla elde ettiği özgürlükten çok daha değerlidir. Bu nedenle okul öncesi dönemdeki çocukların başarabildikleri davranışları geliştirebilmek için desteklemeye ve çevrelerine zarar vermemek şartı ile özgür olmaya ihtiyaçları vardır. Bu durum, çocuğun sahip olduğu yeterliliklerini geliştirebilmesi, yetersizliklerinin farkına varması, kısacası kendini tanıması ve sınırlarını öğrenmesi açısından son derece önemlidir. Yetişkinin gereksiz ve kaygılı sınırlamaları çocuğun girişimde bulunma isteğini azaltabileceği gibi, her türlü sınırlamaya karşı koymak için istediğini de arttırabilir. Oysa özgür olabilmek için J.J. Rousseau’nun dediği gibi: “İnsanın kendi kendisini tanıması ve yapmak istedikleri ile yapabilecekleri

Okula Başlama Yaşı 69 Ay!

Resim
Geçtiğimiz günlerde, milyonlarca öğrenci ve veliyi ilgilendiren 652 Sayılı KHK'de değişiklik yapılmasına dair teklif, TBMM'ye sunuldu. Görüşülen kanun, Meclis'ten geçerek yasalaştı. Yasalaşan teklifle, bu yaş farkının azaltılarak çocukların okula uyumu ve akademik gelişiminin olumlu etkilenmesi hedefleniyor. Kanunla, 66 ay olan ilkokula başlama yaşı 69 ay olarak yeniden düzenlendi. Mecburi ilköğretim çağı, 6-13 yaş grubundaki çocuklar yerine 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsayacak. Düzenleme iki farklı tarihle çocukların ilkokula başlama yaşını hesaplıyormuş gibi görünse de aslında tek bir ölçüt var. Eylül 2019'da yani okulların açıldığı tarihte eğer çocuğunuz 69 ay ve üzerinde bir yaşa sahipse ilkokula başlıyor. 69 ayın altında ise ilkokula başlamıyor. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, geçtiğimiz günlerde, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlamış ve okula başlama yaşının 66 aydan 69 aya çıkarılacağını söylemişti. Bak

GELİŞEN OKUL ÖNCESİ KURUMLARI

Resim
Birkaç yıl önce ortaya atılan ve deneyimle öğrenme olarak kavramsallaştırılmaya çalışılan yeni yaklaşıma göre öğretmenlerin taşımaları gereken özel yeti ve nitelikleri Barkatoolah (1990: i) söyle özetlemektedir: Bilgi aktarımına yönelik tekdüze yöntemlerden kaçınabilme; öğrenme öğretme durumlarının düzenlenmesinde ustalık gösterebilme; öğrenciyi odak noktası alarak, onun girişimciliğini ve sorumluluk duygusunu geliştirebilme. Dolayısıyla, öğretmenlerin yeni rollerine uygun yetiştirilmeleri eğitim ihtiyacı kavramını ön plana çıkarmaktadır. Bir başka ifadeyle, gelişmelere uyum, eğitim ihtiyacına dayalı bir planlamayla olasıdır. Bireysel ve toplumsal gereksinimleri göz ardı eden bir eğitim, türü ne olursa olsun, sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Öğretmenlerin eğitimin yürütücüsü oldukları göz önüne alındığında, onların eğitimindeki yerindelik ve bilgi çağıyla tutarlılık toplumun geleceğini etkileyebilir. Bu açıdan öğretmenlerin eğitim ihtiyaçlarının belirlenebilmesi eğitim kurumunun önemli bi

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE GEMS PROGRAMI

Resim
 Program okul öncesinden 11. sınıfa kadar öğrencilere çeşitli öğrenme fırsatları sunmaktadır. Programın temel hedefi öğrencilerin uygulama yöntemi ile daha iyi öğrendiklerini göstermektir. GEMS programındaki aktivitelerin amacı öğrencileri deney yapma ve tecrübe kazanmaya yöneltmektir. Gems sadece fen ve matematik etkinliği değildir.Program esnek, çocuklar aktiftir. Gözetimli keşif yöntemi kullanılmaktadır. Doğrudan katılımlı etkinlikleri içerir. Okul  öncesi çocuklarını bilimsel kavramlara oyun aracılığı ile götürür. Çocuklar bu sayede matematik gibi ge nellikle ön yargılı davranılan derslere karşı olumlu tutum geliştirirler. Gems eğitiminde amaç çok iyi soru sormaktır. Sorular aracılığı ile sınıftaki deneyimler geribildirim olarak geri dönüşüm sağlar. Öğretmenin sorduğu hep aynı tip sorular hep aynı tip çocuk yetiştirme demektir. Çocuk iyi sorular sorabiliyorsa öğrenmiş kabul edilir. Sorulara net cevaplar verilmemeli yönlendirici sorularla güçlüklerle karşılaşması sağlanmalıdır.

Oyun Terapisinde Yaşlara Göre Oyunlar

Çocuk gelişiminde ve doğal olarak oyun terapisinde, çocuğun büyümesinin hızlandırılamayacağı gerçeği kabul edilmelidir. Kapasitesi kabul edilmeli, acele ettirilmeye çalışıldığında çocuğun gerileceği bilinmelidir. Kısaca çocuk gideceği yolu bilir. Bu nedenle terapist çocuğun yaptıklarını eleştirmemeli, ona duygularını ifade edebilmesi için ihtiyacı olan özgür ortamı sağlamalıdır. Bu özgür ortamdan kasıt hiçbir sınırın olmaması demek değildir. Terapi sürecinde, asla taviz veremeyeceğimiz sınırlarımız, kurallarımız vardır.  – Yaşlara Göre Oyun Her çocuk içinde bulunduğu gelişimsel döneme göre farklı oyunlar oynama ve farklı beceriler geliştirme eğiliminde olur. Psikososyal gelişim aşamalarına göre oyun dönemlerine bir göz atalım.  0-1 Yaş  Regresif oyunlar : Oyun davranışının temelleri doğumdan 1 ay sonra atılmaya başlar ve çocuk 1 aylıkken çevresini merak etmeye araştırmaya çalışır. 3 aylıkken sallanan ve hareketli objelere ilgi duyar, göz teması kurmaya başlar. 10 aylık çocuk eli

Oyun Odası Nasıl Olmalı? Hangi Oyuncaklar Bulunmalı?

Bir yetişkin düşüncelerini, inançlarını ve duygularını kelimelerle anlatabilir, kendini sözcüklerle ifade edebilir. Eğer söz konusu olan bir çocuk ise, onun çok farklı yöntemleri olduğunu söyleyebiliriz. Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek, kendini açmasını sağlayabilmek için ona en sevdiği ve en güzel yaptığı şeyi vermeliyiz. Bir çocuğu anlamak bir yetişkini anlamaktan oldukça farklı ve zordur. Çocuğu da bir birey olarak görmeye çalışarak başlamalıyız işe. Fakat beklentilerimiz ve tavırlarımız bir yetişkinle olduğu düzeyde olmamalı, ona ‘söylediğin ve yaptığın her şey benim için değerli’ , ‘seni duyuyor, görüyor ve anlıyorum’ , ‘düşüncelerine, hislerine ve inançlarına saygı duyuyorum’ gibi temel mesajları hissettirmeli ve bunları kendimiz de içselleştirmeliyiz. Çocuk kendini özgür ve özel hissettiği, cezalandırılmaktan korkmadığı ve belli sınırlar içerisinde her istediğini yapabildiği bir ortamda kendisi olabilir, kendini oyun oynayarak anlatabilir. Oyun onun doğasında vardır ve oyun

Montessori Materyalleri

Resim
  Montessori sınıflarındaki en önemli unsurlarından birisi özel olarak tasarlanmış materyallerdir. Materyaller doğal ve ağaç malzemelerden yapılarak çocukların duyularını uyarma amaç edinmiştir. Sınıftaki tüm materyaller de, masa , sandalye vs. doğal kullanılarak, çocuklara doğaya duyarlılık ve çevre sevgisi ilk andan itibaren verilmektedir. Kullanılacak malzemelerin sade, estetik, uyumlu ve çekici olmasına özen gösterilir. Bu şekilde hazırlanan materyaller çocuklara güzel gelecek ve çalışmayı yapmak isteyecektir. Güzellik konsantrasyonu da arttırmaktadır. Rehber yeni bir materyal için hazır olan çocuğa, özel bir sunumla materyali tanıtır. Materyalin raftan alınmasından, çalışılıp tekrar ilk haline getirilerek rafa uygun bir şekilde geri koyulmasına kadar tüm aşamaları içerir. Rehber materyali sunduktan sonra çocuk bu materyalde uzmanlaşana kadar kendi başına veya kendiliğinden oluşmuş küçük gruplarla beraber çalışacaktır. Materyali başarılı şekilde tamamlamış ve uzmanlaşmış çocuk,